Yukarı Çık
Ana Sayfa : Hastalar İçin : Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri


Serviks kanseri bir zamanlar dünyada kadınlar arasında kanser ilişkili ölümlerin en sık nedenlerinden biriydi. T.C. Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi verilerine göre 2008 yılında serviks kanserinin görülme sıklığı yüz binde 4.1’dir. Yine Globacan (WHO)  verilerine göre 2008  yılında Türkiye’de 1443 kadının serviks kanseri teşhisi aldığı  ve 556 kadının serviks kanserinden öldüğü tahmin edilmektedir. Erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımları %92 gibi yüksek düzeylerdedir. Serviks kanseri, yaklaşık %20 oranda 65 yaş üzeri kadınlarda teşhis edilmesine rağmen kadınları daha çok 30’lu 40’lı ve 50’li yaşlarda etkileyecektir.

Serviks kanserinin iki ana tipi vardır; skuamoz hücreli karsinom ve adenokarsinom. Skuamoz hücreli karsinom genellikle serviksin dış yüzeyinde bulunan skuamöz hücreli epitelyum hücrelerinden köken alır.
Adenokarsinom, tipik olarak serviksin üst seviyelerinde lokalize olmuş glandüler hücrelerden köken alır ki bu durum rutin tarama metodlarıyla teşhis edilebilmesini güçleştirmektedir.

Jinekolojik Onkoloğun Rolü
Jinekolojik Onkologlar jinekolojik kanserlerin kapsamlı yönetiminde eğitim almış kişilerdir. Aslında serviks kanserli kadının tedavi ve bakımını teşhisten cerrahiye ve kemoterapiye kadar sağkalım boyunca palyatif bakımı koordine ederler. Medikal onkolog, patolog, radyolog, klinisyen, hemşire ve genetik uzmanlarından oluşan tüm kanser bakım takımının kaptanı olarak rol oynarlar.

Hastalar, Hasta Yakınları ve Hayatta Kalanlar
Risk faktörleri ve semptomlardan oluşan genel bir bilgilendirme edininiz ve doktorunuz siz ya da sevdiğiniz kişide serviks kanserinden şüphelenirse ne yapmanız gerektiğini öğreniniz. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği’nin serviks kanseri ile mücadele edenler için rahim ağzı kanseri taraması ve HPV aşıları konularında önerileri vardır.

Serviks Kanseri Nedir?
Serviks kanseri serviks olarak adlandırılan, rahmin alt kısmının (rahim ağzı) kanseridir. Serviks, rahmin vajinaya açılan ve doğum esnasında genişleyen kısmıdır.

Serviks kanseri kadınlar arasındaki en ölümcül kanserdir ve gelişmekte olan ülkelerde sıklığını sürdürmektedir. Erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımları %92 gibi yüksek düzeylerdedir. Serviks kanseri sonuçlarındaki gelişmenin ana sebebi kanser öncesi hücrelerin erken teşhisini sağlayan Pap smear testidir. Serviks kanseri, yaklaşık %20 oranda 65 yaş üzeri kadınlarda teşhis edilmesine rağmen kadınları daha çok 30’lu 40’lı ve 50’li yaşlarda etkileyecektir.

Serviks Kanseri, uzun süren, inatçı yüksek riskli HPV enfeksiyonu sonucu oluşmaktadır. HPV enfeksiyonu oldukça sıktır; cinsel aktif insanların çoğu enfektedir. Halbuki çoğu HPV enfeksiyonu semptom vermez ve serviks kanserine ilerlemez.

Yaklaşık olarak 13 HPV tipi yüksek risk ve serviks kanserine yol açabilen olarak belirlenmiştir. HPV 16 ve 18 Türkiye’de servikal kanserlerle ilişkili en sık görülen iki yüksek risk HPV tipidir.
Pap smear ve HPV testi ile serviks kanser riskini azaltmak kolaydır. Pap testte servikal hücrelerden bir örnek alınır ve bunlarda anormallik olup olmadığı belirlenir. Anormal Pap smear sonuçları, ya kanser öncesi değişiklik ya da kanseri ortaya koyabilecek serviks biyopsisi gibi ileri tetkik gerektirebilir. Çoğu serviks kanseri daha önce Pap smear yaptırmamış kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Bu vakalarda kanser öncesi hücrelerin yakalanıp tedavi edilmeden önce kansere ilerlemeye zamanları varken Pap smear alınmadığından kanser yakalanamamıştır. HPV testleri herhangi bir yüksek risk HPV tipinin olup olmadığını belirleyerek kanser riski için ileri izleme olanak vermektedir.

Risk Faktörleri
Hemen hemen tüm serviks kanser vakalarındaki etken şu anda HPV olarak bilinmektedir. HPV ile enfekte çoğu insan buna bağlı ciddi problemler yaşamaz ancak çok küçük bir yüzdede kanser gelişebilir.  HPV; ağız, boğaz, vajen, vulva ve serviks kanseri gibi bir çok kanser tipinin ortaya çıkma olasılığını arttırır.
Aşağıdaki özellikleri bulunan kadınlarda serviks kanseri gelişme olasılığı fazladır:

  • HPV teşhisi konmuş kadınlar
  • HPV aşısı yaptırmamış kadınlar
  • Prekanseröz lezyonlar için düzenli Pap smear yaptırmamış kadınlar
  • Anormal Pap smear sonucu olan ya da kanser öncesi servikal hücre değişikikleri tanısı öyküsü olan kadınlar
  • Daha önce serviks kanseri öyküsü olan kadınlar
  • HPV infeksiyonu riskinin artmasına neden olan birden fazla cinsel partneri bulunan kadınlar
  • Yüksek riskli cinsel aktivitede bulunan partneri olan kadınlar (Örneğin, bir çiftteki herhangi bir partner birçok partner ile ilişkiye girerse, çifti oluşturan heriki partnerin de HPV enfeksiyonu riski bulunmaktadır)
  • Erken yaşta ilk cinsel ilişkisinde bulunan kadınlar
  • Otoimmün bir durumu, HIV enfeksiyonu ya da Bağışıklık sisteminin zayıflatan herhangi bir durumu olan kadınlar. Zayıf bir bağışıklık sistemi kadında HPV enfeksiyonu gelişme olasılığını artırarak serviks kanseri gelişme riskini arttırır.
  • Sigara kullanan kadınlar

Belirtiler
Serviks kanserinin erken evrelerinde tipik olarak belirti yoktur. En erken bulgu muhtemelen rutin jinekolojik muayene esnasında saptanan anormal Pap smear sonucu olacaktır. Serviks kanseri oldukça yavaş gelişir, böylece belirtisiz dönem yıllar sürebilir. Pap smearda anormal hücrelerin tespit edildiği evre yüzde yüz tedavi edilebilir evredir.
İlerlemiş serviks kanserleri genel olarak en sık düzenli Pap smear testi yaptırmayan ya da anormal Pap smear sonucu alıp takiplere devam etmemiş kadınlarda görülür.
Serviks kanseri geliştikçe kadınlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkacaktır:

  • Adet arası kanama, cinsel ilişki sonrası kanama ya da menopoz sonrası kanama gibi anormal vajinal kanama.  Bununla birlikte anormal vajinal kanamaya başka durumlar da yol açabilir.
  • Sulu, pembe, soluk ve devamlı olan vajinal akıntı
  • Normalden daha fazla kanama olan ve daha uzun süren adet dönemleri

Mesane, barsaklar, akciğerler ya da karaciğere yayılmış çok ileri düzeydeki serviks kanseri vakaları aşağıdaki belirtileri gösterecektir:

  • Sırt ağrısı
  • Kemik ağrısı ve kırıklar
  • Yorgunluk, bitkinlik
  • Vajinadan idrar ve dışkı kaçağı
  • Bacak ağrısı
  • İştah kaybı
  • Pelvik ağrı
  • Şişmiş ayaklar
  • Kilo kaybı

Jinokolog Onkoloğunuza Başvuru
Eğer siz ve doktorunuz serviks kanseri olduğunuzdan endişeleniyorsanız, bir jinekolojik onkoloğa danışmanız ya da konsülte edilmeniz kritik öneme sahiptir.

Bu doküman hastalar için serviks kanseri ile ilgili güncel bilimsel veri ve uzman görüşlerini özetleyen yardımcı bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Buradaki bilgilendirmeler özel tedavi kursu olmadığı gibi cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi diğer kabul edilebilir tedavi yöntemlerini dışlayıcı bir nitelik de taşımamaktadır. Tedavi şeçenekleri, bütün dünyada bölgesel kaynaklar ve bireysel ihtiyaç ve riskler göz önünde bulundurularal şekillenir.

Hangi Bilgilendirme Sizi İlk Randevunuza Yöneltti?
Jinekolojik onkoloğunuzla olan ilk randevunuzda, moral desteği için ve bütün soruları hatırlayabilmek ya da notlar alabilmek için bir arkadaşınızı ya da akrabanızı yanınızda getirmek isteyebilirsiniz.
Ayrıca getirmeniz gereken diğer şeyler:

  • Hastalığınızla ilgili teşhis ya da incelemeyle ilgili daha önce yapılmış tetkiklerin raporları:
    • En son yapılan biyopsi ya da Pap smear sonucu
    • Ultrason, BT, MR gibi radyolojik tetkik sonuçları
    • Daha önce göründüğünüz doktor ya da sağlık sunucularının kayıtları ya da notları
  • Şu anda almakta olduğunuz destek ya da tıbbi tedavi listesi
  • Jinekolojik ve doğumsal hikayeyi de içeren almış olduğunuz güncel tıbbi ve cerrahi tedavi listesi
  • Kanser öyküsü olan aile bireylerini de içeren aile öyküsü
  • Jinekolojik onkoloğunuza soracağınız soruların listesi
  • Sağlık sigortası bilgileriniz

Doktorunuz, yeniden değerlendirme ya da başka bir patoloğun fikrini almak için patoloji slaytlarını veya radyolojik görüntüleme yöntemlerinin CD kopyasını sizden isteyebilir.

Jinekolojik Onkoloğunuz Tedavi Şeklini Belirlemede Hangi Testleri Uygulamalı?
İlk adım serviks kanseri teşhisini doğrulamak ve hangi evrede olduğunu belirlemektir. Serviks kanseri teşhisi patoloğun mikroskopta değerlenirebilmesi için serviksten biyopsi almayı gerektirir. Bu biyopsi muayenehane şartlarında ya da ameliyathane şartlarında yapılabilir. Doktorunuz sizin için hangi seçeneğin en uygun olacağını değerlendirecektir. Serviks kanseri evrelemesi, kanserin vücuttaki yayılımını ve serviks dışındaki bir vücut kısmına sıçrama olup olmadığını tanımlamanın standardize edilmiş bir yoludur. Serviks kanseri evrelemesi radyolojik çalışma ve olası diğer tanısal testlere ek olarak pelvik ve rektal muayeneye dayanır. Jinekolojik onkoloğunuz kanser evresine, mevcut sağlık durumunuza ve eğer uygunsa çocuk isteğinize bağlı olarak tedavi önerecektir.

Ek Testler
Serviks kanserinde evreyi belirlemek için ileri tetkikler gerekebilir. Konsültasyon esnasında jinekolojik onkoloğunuz ek testler isteyebilir. Serviks kanseri tanısal çalışması sırasında en sık istenen test ve prosedürler:

  • Rektovajinal muayene; makad ve vajinal bölgenin aynı anda muayene edildiği, muayenehane koşullarında yapılabilen basit bir pelvik muayene şeklidir. Doktorunuzun serviks kanserinin serviksi geçen yayılımı olup olmadığını anlamasına yardımcı olur.
  • BT veya BAT taraması; ayrıca bilgisayarlı tomografi ya da bilgisayarlı aksiyal tomografi olarak da adlandırılır. BT taraması yapılması için radyoopak bir maddenin içilmesi yada damardan enjekte edilmesi gerekmektedir. Bu madde x ışınınında organların daha iyi görüntülenmesini sağlar.
  • MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) taraması; bazen NMRG (Nükleer Manyetik Rezonans Görüntüleme) olarak da adlandırılır. Bu prosedür vücuttaki bölgeleri görüntülemede manyetik radyo dalgaları ve bilgisayar kullanır.
  • PET (Pozitrom Emisyon Tomografi) taraması; bu prosedürde damar içine radyoaktif glukoz enjekte edilir. PET’te, glukozun yüksek oranda kullanıldığı vücut bölgeleri belirlenir. PET görüntülerinde kanser hücreleri daha parlak görünür çünkü kanser hücreleri normal hücrelerden daha aktiftir ve daha çok glukoz kullanır.
  • Kanserin meme ya da akciğerlere yayılımını belirlemek için akciğer filmleri.
  • Kan sayımı, böbrek fonksiyonlarını ve ilişkili organların fonksiyonlarını değerlendiren kan testleri.
  • Sistoskopi; ince bir kamera yardımıyla idrar torbasının içini değerlendirmek üzere yapılan, ayaktan yapılan bir prosedür. Eğer kanserin idrar torbasına yayıldığı ya da böbrek ile idrar torbası arasındaki israr akışında bir tıkanıklık şüphesi varsa doktorunuz bu testi önerecektir. Sistoskopi kullanılarak biyopsi de alınabilmektedir.
  • Proktoskopi; anal ve rektal kanalı görmeye yarayan ve ince bir kamera kullanılan başka bir ayaktan yapılan testtir. Doktorunuz eğer klinik muayenede kanserin büyümesinin servikstenrektal kanal içine doğru olduğunu düşünürse bu testi önerecektir.
  • Anestezi altında muayene. Doktorunuzun daha derinlemesine bir muayene yapabilmesi için anestezist tarafından damardan uygulanan sakinleştirme işlemi eşliğinde yapılan bir prosedürdür. Eğer rektal muayene sizin için çok ağrılı ise ve doktorunuz evrelemeyi daha iyi değerlendirmek istiyorsa bu yöntemi önerecektir.  Genellikle bu test sistoskopi, proktoskopi ve tümör biyopsisi ile aynı seansta yapılmaktadır.

Serviks Kanseri Evreleri
Evreleme, tedavi şekli ve gidişatı belirlemek için kanserleri kategorize etmenin standart bir yoludur. Serviks kanseri için evreleme aşağıdaki gibidir:

  • Evre I: Kanser hala servikste sınırlı
    • IA A Sadece biyopsi ile görülebilen servikse sınırlı mikroskopik kanser
    • IB Muayene esnasında çıplak gözle görülebilen kanser
      • IB1: 4 cm’den daha küçük kanser
      • IB2: 4 cm’den daha büyük kanser
  • Evre II: Serviks dışına yayılarak serviksin yakınındaki yumuşak dokuya ya da vajina kubbesine yayılmış kanser.
  • Evre III: Kanser serviksin dışına yayılarak, pelvik yan duvarları tutmuş ya da, ayaklarda şişmeye neden olmuş yada idrar torbasına idrar akışını bloke etmiş ya da alt vajinajı tutmuş.
  • Evre IV: Kanser serviks ya da yukarıda bahsi geçen herhangi bir bölgenin dışına yayılarak idrar torbası, rektum ya da karaciğer ve akciğer gibi uzak organ yayılımı yapmış

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Serviks kanseri için tedavi seçenekleri kanserin evresine dayanmaktadır. Erken evrelerde yakalanan serviks kanserinin tedavisi göreceli olarak kolaydır.

Cerrahi
Küçük, erken evre kanseri olan hastalar histerektomi (rahim ve rahim ağzının çıkarılması) ile cerrahi olarak tedavi edilebilir. Serviks kanserinin yayılımına bağlı olarak değişik histerektomi tipleri önerilebilir. Cerrahi operasyon, klasik açık ameliyat ya da laparoskopi veya robotik cerrahi gibi en az invaziv yöntemler kullanılarak yapılabilir. Ameliyat şeklinin seçimi, cerrahın deneyimi ve tercihi, kanserin boyutu ve sizin anotomik yapınız gibi bir çok faktöre bağlı olarak yapılır. Bu karar doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışılır.

Doğurganlığı Koruyan Cerrahi Seçenekler
Serviks üzerindeki herhangi bir cerrahi gelecekteki gebelikleriniz için risk taşımaktadır ki doktorunuz bununla ilgili ayrıntılı bilgi verecektir. Ek olarak serviksin ya da uterusun bir parçasını korumak kanserin nüksetme riskinde artış ile ilişkilidir. Her hasta için bireysel durumları değerlendirilerek onun için doğru olan cerrahi prosedürün seçiminde karar vermek için en iyi bilgilendirme yapılmalıdır.

  • Servikal konizasyon: Bu ameliyatta serviks koni şeklinde çıkarılır. Kanserin ne kadar ilerlediğini belirlemek ya da çok erken kanserleri ve kanser öncesi servikal değişiklikleri tedavi etmede kullanılabilir.
  • Radikal trakelektomi: Bu ameliyatta erken evre serviks kanseri olan hastalarda serviks ve etrafındaki dokular çıkarılır ancak olası gelecek gebelik için rahim yerinde bırakılır.
  • Basit Histerektomi: Bu ameliyatta sadece serviks ve uterus çıkarılır.  Bu prosedür sadece mikroskopik olarak belirlenebilen çok erken evre serviks kanserli hastalar için uygundur.
  • Radikal Histerektomi: Bu ameliyatta rahim ve serviks parametrium adı verilen serviks etrafındaki yumuşak dokular ile birlikte çıkarılır. Ayrıca vajina kubbesinin küçük bir kısmı da çıkarılır. 4 santimden küçük tümörü olan serviks kanserli hastalarda uygulanılan en sık prosedürdür. Bu cerrahi genellikle 7 ila 14 gün boyunca mesanede kalacak bir kateter gerektirir. Radikal histerektomi, basit histerektomiye göre daha komplike ve kapsamlı bir prosedürdür.
  • Pelvik lenf düğümü diseksiyonu: Lenf nodu diseksiyonu kanserin lenf noduyla serviks dışına yayılım gösterip göstermediğini anlamamızı sağlar. Lenf kanalları, lenf sıvısını lenf düğümlerine boşaltarak organlar için kanalizasyon sistemi görevini üstlenir.

Radyoterapi, Kemoterapi ya da Her İkisi Birden
Serviks kanseri ayrıca, kanser hücrelerini öldürüp yayılımlarını önlemek üzere radyoterapi, kemoterapi ya da her ikisi birden kullanılarak da tedavi edilebilir. Kanserin evresine bağlı olarak radyoterapi, dışarıdan (vücut dışından makine kullanarak), içeriden (kanser içine ya da yakınına direk radyasyon vermeye yarayan bir mekanizma kullanarak) ya da ikisi birlikte uygulanabilir. Kemoterapide kanser hücrelerini öldürmek için ilaçlar kullanılır. Kemoterapi ilaçları ağız yoluyla ya da kas içi veya damar içine enjekte edilerek dolaşım sistemine katılır ve böylece vücuttaki kanserli bölgeye giderek etki gösterir.

Tedavi Sonrasında Ne Olur?
Tedaviniz tamamlanıp doktorunuz tarafından gerileme döneminde olduğunuz belirlendikten sonra yakın takibe alınırsınız. Doktorunuz ilk 3 yıl için 3 ayda bir, sonraki 3 yıl için 6 ayda bir sizi kontrole çağırır. Bu vizitler sırasında tipik olarak Pap smear testi ve pelvik muayene yapılır. Herhangi bir istenmeyen belirti olması durumunda ya da rutin tarama için radyolojik görüntüleme yöntemi istenebilir.

Sağ Kalım Desteği

Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği tedavi almış hastalara tedavi geçmişlerini ve gelecek bakım planlarını organize etmeye yardım eder. Jinekolojik onkoloğunuzla birlikte sağkalım planı geliştirebilir ve bunu toplam sağlığınızı değerlendirmede ve geliştirmede kullanabilirsiniz.