Yukarı Çık
Ana Sayfa : Hastalar İçin : Over Kanseri ile Yaşamak

Over Kanseri ile Yaşamak


Doktorunuzdan over (yumurtalık) kanseri olduğunuzu duyduğunuz andan itibaren kendi içinizde büyük bir mücadele ve yolculuğa başlarsınız. Bu hastalıkla yalnız başınıza savaşırken, sizin dışınızda aynı tanıyı alan binlerce başka kadın olduğunu bilmek yardımcı olacaktır. Bütün bu kadınlar gibi sizin de over kanseri hakkında birçok sorunuz olacaktır. Bu kitap over kanseriyle birlikte yaşarken ve mücadele ederken aklınıza takılabilecek ve ensık sorulan sorulara kısa yanıtlar bulmanızı sağlayacaktır.

Belli bazı başlıklarda daha fazla bilgi almak istemeniz halinde yararlanabileceğiniz kaynakları da kitabın ilerleyen sayfalarında bulabileceksiniz. Kuşkusuz bu kitap baştan sona roman okur gibi okunacak bir kitap değildir - böyle yapmanızda da bir sakınca yoktur-, bu yüzden içindekiler ana başlıklar altında sınıflanmış ve böylece aklınıza takılan herhangibir konuyu o anda açıp okumanız kolaylaştırılmıştır.
Lütfen unutmayınız ki bu kitabın oluşması hastaların, doktorların, hemşirelerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve diğer sağlık hizmeti personelinin katkı ve deneyimlerinin birleştirilmesiyle gerçekleşmiştir.

Over Kanseri Nedir?
Over kanseri kadın yumurtalıklarından köken alan bunun için de halk arasında yumurtalık kanseri olarak tanınan bir kanser türüdür. Yumurtalıklar kadında çoğalma organı olarak görev yaparlar, heray yumurta üretmelerinin yanısıra kadınlık hormonları olan estrogen ve progesteronun üretiminden de sorumludurlar. Normalde vücudumuzdaki hücreler bölünerek çoğalırlar ve böylece ölen hücrelerin yerine yenilerinin oluşması ve görev yapması sağlanır. Ancak normal hücreler kanser hücrelerine dönüşürse, bölünen hücreler kontrollarını kaybederek daha hızlı ve anormal şekilde çoğalmaya başlarki bu da tümör denilen, halk arasında ur olarak da isimlendirilen kitlelerin oluşmasına neden olur. Bu kitleler komşu oldukları diğer organlar üzerine fiziki bası yapıp işlevlerini bozabilecekleri gibi, ana tümör kitlesinden kopan parçaların vücudun diğer bölgelerine yayılması ile tıp dilinde metastaz denilen yeni tümörlerin oluşması da mümkün olabilir.

Erken Teşhis Zor mu?
Over kanserinin henüz yeni olduğu safhalarda belli belirsiz ve geçici şikayetlere neden olması nedeniyle genellikle hastalar tarafından önemsenmez. Daha ileri safhalarda tümörün büyümesi ve kalın bağırsak üstüne baskı yapması kabızlık yada ishal gibi sikayetlere yolaçar. Karın ağrısı ve şişliği, dolgunluk hissi, bulantı kusma, gaz, ve bacak ağrısı gibi diğer şikayetlerde görülür. Over kanseri normal kadın doğum muayenesinde tanınamayabilir, zira doktorun dikkatini sadece büyümüş bir yumurtalık çekebilir. Over kanseri hücreleri tarafından üretilen bir protein olan CA125 kandan bakılabilir ve yüksek seviyeleri over tümörünü belileyebilir. Bunun yanında vajinadan yada karından yapılan ultrason yada tomografi tetkikleriyle de overdeki anormallikleri saptamak mümkün olabilir.Ancak over kanseri tanısının tam olarak konması için tek yol biopsidir, buda doktorun tümörden aldığı örneğin patolojik olarak mikroskop altında incelenmesi ile yapılır.

Over Kanserinin Evreleri
Eğer Over kanseri tanısı aldıysanız, kanserin yumurtalığınızdan dışarı sıçrayıp sıçramadığını belirlemek önemlidir. Doktorlar bu yayılımın derecesini evrelere ayırarak yaparlar, bu işleme de evreleme adı verilir. Over kanseri Evre 1’den (erken evre), Evre 4’e ( ileri evre) kadar olan dört basamaklı bir evrelemeyle sınıflanır. Over kanserinin tedavisi ve bu tedaviden beklenen başarı oranı bulunduğunuz evre ile ilişkilidir. Evreleme işlemi cerrahi olarak karın boşluğu içinin incelenmesi ve overlerden ve çevre dokudan alınan örneklerin tümör açısından incelenmesi ile yapılır. Over kanserinin evreleri şu şekildedir:

Evre 1: Kanser bir yada heriki overdedir ama over içinde sınırlıdır.
Evre 1a: Kanser bir overinizdedir, ve over içinde sınırlıdır.
Evre 1b: Kanser heriki overinizdedir, ancak hala overler içinde sınırlıdır.
Evre 1c: Kanser bir yada iki overdedir, ama kanser over sınırı dışına da çıkmıştır, over üstündeki bir tümöral kist patlamıştır, yada karın içindeki sıvıda kanser hücreleri bulunmuştur.
Evre 2: Kanser pelvis denilen ve leğen kemiklerince çevrilen bölgedeki diğer organlara sıçramıştır.
Evre 2a: Kanser rahime, tüplere yada herikisine birden yayılmıştır.
Evre 2b: Kanser mesane yada kalın bağırsağa yayılmıştır.
Evre 2c: Kanser 2a ve 2b deki yayılımların herhangibirisini yapmıştır ayrıca da; kanser over sınırı dışına da çıkmıştır, over üstündeki bir tümöral kist patlamıştır, yada karın içindeki sıvıda kanser hücreleri bulunmuştur.
Evre 3: Kanser karın içine yayılmıştır yada lenf bezlerini tutmuştur.
Evre 3a: Kanser hücreleri karın içine yayılmıştır ama sadece çıplak gözle görülemeyecek ancak mikroskopta görülebilecek kadar küçük odaklar halindedir.
Evre 3b: Kanser hücreleri karın içine yayılmıştır ama büyüklükleri 2 santimetreden küçüktür.
Evre 3c: Kanser hücreleri karın içine yayılmıştır ve 2 santimetreden büyüktürler yada lenf bezlerinede sıçramıştır, yada bu iki şart birden mevcuttur.
Evre 4: Kanser karaciğer, akciğer yada diğer uzak organlara da sıçramıştır.

Sizinle İlgilenecek Tıbbi Ekibi Seçmek
Benimle ilgilenecek doktor ve ekibini nasıl seçeceğim?
Sizin hastalığınızla mücadeleyi yürütecek insanların hepsi bir orkestra ise jinekolojik onkolojistiniz bu orkestranın şefidir. Jinekolojik onkolojist Kadın Doğum uzmanı olduktan sonra üreme organlarının kanserlerinini tedavisyle ilgili bir üst eğitim almış olan cerrahınızdır. Dolayısıyla bu orkestrayı yöneten doktorunuzu seçerken sadece hastalığınızı tedavi edebilecek olmasını değil, kişiliğini ve sizin ihtiyaç ve isteklerinize yanıt verebilecek olmasınıda gözönünde bulundurmalısınız.

Bu takımda başka kimler yer alır?
Bu ekipteki diğer elemanlar ise şunlardır: medikal onkoloji uzmanı (dahiliye uzmanı olduktan sonra kanser tedavisi konusunda bir üst eğitim almış kişi), radrasyon onkolojisi uzmanı (kanserin ışın tedavisi yoluyla iyileştirilmesiyle uğraşan uzman), kanser tedavisi konusunda tecrübeli ve eğitimli hemşire, sosyal hizmet uzmanları, fizyoterapi uzmanı, ve dietisyen.
Doktorunuzu seçerken dikkat etmeniz gerekenler:

  • Doktorun sizin hastalığınızın tedavis konusundaki tecrübesi,
  • Doktorunuzun diğer doktorlar ve hastalar içindeki saygınlığı ve popülaritesi.
  • Doktorunuzla aranızdaki iletişimin kalitesi,
  • Doktorunuzun ihtiyacınız olduğunda erişilebilir olup olmaması,
  • Doktorunuzun size bir hastası olmanız dışında da insan olarak da saygı gösterip göstermemesi,
  • Doktorunuzun çalışma ortamının size itici yada katlanılmaz gelip gelmediği,
  • Doktorunuzun çalıştığı hastanenin hastalığınızın tedavis konusunda bilinen bir hastane olup olmadığı.

İkinci bir fikir almak:
Size konulan teşhisin ve planlanan tedavinin doğru olup olmadığını ikinci bir ağızdan kontrol etmeyi birçok hasta gibi isteyebilirsiniz, bu ayrıca sizin uyum sağlayacağınız doktoru ararken seçenekleri görmeniz açısından da yararlıdır. Ancak birçok hasta değişik nedenlerden dolayı bu ikinci görüşü almaya gerek duymaz, bu nedenlerde; doktorlarının kırılmasından korkmak, ikinci bir masraf yapmamak, yada kapı kapı dolaşacak enerjiye sahip olmadığını düşünmek gibi sıralanmaktadır. Bu karar tamamen size kalmıştır, eğer ikinci yada üçüncü bir görüş de ilk tanınızı ve tedavi planınızı doğruluyorsa bu sizin için rahatlatıcı ve güven verici olacaktır.

İkinci bir görüş almaya karar verdinizse ikinci doktora soracağınız sorular şunları içermelidir:
· İlk tanıya katılıyormusunuz?
· Sizin önereceğiniz tedavi planı nasıl olacaktır?
· Eğer farklı bir tedavi planı öneriyorsa neden farklı olduğu?

Doktor Kontrollerine Hazırlanmak
Sorularınıza yanıt bulmak tedavi için önemli bir adımdır.
Kanser olduğunuzu öğrenmek zihninizin içinde fırtınalara, uçuşan sorulara, korkulara ve şüphelere yol açacaktır. Bu soru, korku ve şüphelerin hepsini biranda çözmek mümkün olmasa da doktorunuzla ve ekibin diğer elemanlarıyla konuşmak çözüme doğru atılmış önemli bir adım olacaktır. Bu yüzden dürüst, açıksözlü ve anlaşılır bir biçimde düşüncelerinizi ekiple paylaşın, iyi bir dinleyici ve öğrenci olmanız gerektiğini de unutmayın. Sağlık ekibinizle olan iletişimin iki taraflı olması gerektiğini unutmayın. Kanser hastalarının çoğu kendilerini tedavi edebilmek için çalışan ekiple dürüst ve sağlıklı bir iletişim içine girmelerinin kendilerine daha fazla huzur ve güven sağladığını ve rahat ettiklerini ifade etmektedirler.

Sağlık Ekibiyle Açık Bir Dialog Kurmak

  • Tecrübeli, nazik, hoşlandığınız bir insan karakterine sahip, siz istiyorsanız ailenizi de tedavinin içinde tutacak, ve size zaman ayrıabilecek bir doktorunuz olsun.
  • Doktorunuzla görüşmeden önce sorularınızı bir kağıda not edin.
  • En önemli sorunuzu önce sorun.
  • Bazı sorularınızın yanıtları sizi üzebilir, dolayısıyla gerçekten yanıtı duymaya hazır olduğunuz soruları sorun.
  • Bütün sorularınızın yanıtlarını alma hakkınız vardır, çok fazla teknik içerikli yanıtları kabul etmeyin açıklama isteyin.
  • İmkanınız varsa hastalığınız ve sorularınız hakkında önceden okuyun ( İnternet yada tıp kütüphaneleri, sağlık ansiklopedileri).
  • Yanınızda görevi sadece dinlemek olan bir yakınınız olsun, hatta bir ses alma cihazı bile daha sonra aldığınız yanıtları tekrrar dinleyebilmek için yararlı olabilir.

Organize Olmak
Over kanseri hakkında öğreneceğiniz çok şey var, bu yüzden, planlı ve programlı olun:

  • Bir defter tutun,
  • Yapılacaklar listesi tutun,
  • Tedavi planınızı ve randevularınızı kayda geçirin.

Seçeneklerinizi Anlamak
Tanınızı anladığınızdan emin olun:
Eğer kendinizi tanınızı anlamamış hissediyorsanız, doktorunuzla tekrar bir görüşme isteyin. Temel şeyleri anlamadıysanız bundan sonraki gelişmeleri hiç anlayamazsınız. Doktorunuzun söylediklerini tam anladığınızdan emin olun, yanlış anlamalara yer bırakmayın. Unutmayın sorularınızı sormak ve yanıtlarını istemek en doğal hakkınızdır. Doktorunuza sorabileceğiniz ve sıkça sorulan sorular şunlardır:

  • Bana over kanserini anlatırmısınız.
  • Bütün over kanserleri aynımıdır?
  • Evreleme nedir, benim evrem nedir?
  • Başka testler yapılacak mı?
  • Bu hastalık vücudumun hangi bölgelerini etkilemiş?
  • Tedavi seçeneklerin neler?
  • Benim için en uygun tedavi seçeneği ne? Bu seçenek en son ve hastalığıma ve evreme en etkili tedavi şekli mi?
  • Daha önce benim hastalığım ve evremden hastalarınız oldu mu?
  • Klinik çalışma nedir? Şu anda yürütülen ve over kanserine yenilik getirmesini beklediğiniz bir çalışma var mı? Nasıl ulaşabilirim?
  • Tedavim ne sıklıkla ve ne kadar sürede yapılacak?
  • Alternatif yada tamamlayıcı tedviler öneriyormusunuz?
  • Tedavimin ne kadara mal olacağını ve bana yük getirp getirmeyeceğini öğrenebilirmiyim?
  • Tedavinin yan etkileri olacak mı? Bunlarla nasıl başa çıkabilirim?
  • Çalışabilecekmiyim, çalışacaksam günlük normal çalışma ve işlerime ne zaman dönebilirim?
  • Ekzersiz yapabilecekmiyim? Cinsel hayatımı devam ettirebilecekmiyim?
  • Herhangibir diet uygulamam gerekecek mi?

Klinik Çalışmalar
Over kanseriyle ilgili klinik çalışmalar:
Birçok kanser tedavi merkezinde erken ve ileri evre over kanserleri için yürütülmekte olan klinik çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda araştırmacılar henüz kanıtlanmamış tedavi metodlarını ve ilaçları denemektedir. Bu çalışmalar belli kısıtlı şartları yerine getiren yani istenen hastalık özelliklerini taşıyan kadınları kabul edebilmektedir. Hastaların denek olarak kullanılmaması ve hasta hakları ve sağlığının tehlikeye atılmaması için bu tür çalışmalar çok sıkı devlet kontrolu altında tutulmaktadır. Birçok ileri evre over kanseri hastasının dirençli yada tekrarlayan kanser nedeniyle bugün uygulanan tedavilerden yarar görmemeleri sonucu bu klinik çalışmalarda umut aradıkları bilinmektedir.

Klinik çalışmaların temel özellikleri:

  • Klinik çalışma hastalıkla savaşabilmek için denenen yeni bir yöntem yada ilacın konu edildiği bir araştırmadır.
  • Her kanser hastası her klinik çalışma için uygun değildir.
  • Klinik çalışmalara katılanlar henüz piyasaya çıkmamış ilaç yada yöntemleri deneyen ilk hastalar olurlar.
  • Bu çalışmalar araştırmadır ve yan etkileri de bulunur ve bunlar da araştırılır.
  • Hastalar her istedikleri zaman çalışmadan çekilebilirler.
  • Klinik çalışmalara dahil olan hastalar o gün için bilinen standart tedaviyi alan hastalara göre daha sıkı ve dikkatli izlenir.

Bir klinik çalışmaya dahil olmak sizin için uygunmudur?
Bir klinik çalışmaya katılmanız olası ise doktorunuza şu soruları sorabilirsiniz.

  • Siz bu çalışmaya katılmak için uygunmusunuz?
  • Bu klinik çalışmadaki tedavi standart tedaviden hangi açılardan farklı?
  • Araştırmacılar bu yeni çalışmanın neden yararlı olabileceğini düşünüyorlar?
  • Bu protokol yada bileşenleri daha önce hiç denenmişmi?
  • Bu çalışmanın sorumlu yürütücüsü kimdir?
  • Bu protokolde kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir? Bunlarla nasıl başedebilirim?
  • Bu öalışma için başka bir şehre yada merkeze gitmem gerekecekmi?
  • Bu çalışma ban yeni bir maddi yük getirecek mi?

Tamamlayıcı Tedaviler

Bu Tedaviler Bana Uygun Mu?
Tamamlayıcı tedaviler klasik tedavinin yanısıra kullanılan tedavi metodlardır. Bu amaca yönelik birçok yöntem mevcutsa da hepsinin ana felsefesi vücutta bir sorun var4sa bütün vücudun tedavi edilmesi esasına dayanır. Bunlardan bazıları kendini iyileştirme, vücudunn savunma mekanizmasının güçlendirilmesi, ve enerji kazanmaya yönelik tedavilerdir. Over kanserli hastaların çoğu kanserle olan savaşlarını güçlü kılmak için bu yöntemlerden bazılarını kullanır. Bu sayede hastalıktan kaynaklanan psikolojik stressi azaltmak, ve yan etkileri azaltmak mümkün olmaktadır.

Bu Tedaviler Nelerdir?
Akapunktur: Çin kaynaklı bir tedavi metodudur. Vücudun enerji noktaları olduğu kabul edilen vücud bölgelerine küçük iğneler batırılması şeklinde uygulanır. Ülkemizde pek yaygın değildir, ve hastaların umutlarının kullanılabilmesi de sözkonusudur.
Meditasyon: Eski çağlardan gelen ve uzakdoğu kaynaklı bir rahatlama ve stress atma yöntemidir.
Homeopati: Doğa kaynaklı bitki ve hayvan ürünlerinin hastanın belirti ve şikayetlerine yönelik olarak kullanılmasıdır.
Masaj: Kas gerginliğini azaltmak, dolaşımı hızlandırmak amaçlı masaj uygulamalarıdır.
Tamamlayıcı tedavilerin güvenli kullanımı!
Ağrı tedavisi için etkinliği kanıtlanmış ve bilimsel olarak gösterilmiş olan akapunktur dışındaki destekleyici tedavilerin etkinliği tartışmalıdır. Bu yüzden hasta olarak bu tip bir tedaviye yönelmek istiyorsanız bile bunu doktorunuzla ve sağlık ekibiyle konuşun.

  • Bu tamamlayıcı tedavi benim klasik kanser tedavimi etkiler mi?
  • Benim tıbbi durumumu nasıl etkiler?
  • Bu metod nasıl etki göstermekte, mekanizması nasıldır?
  • Bu metod bilimsel olarak incelenmiş midir?
  • Bu yöntemi kullanan diğer kanser hastalarıyla görüşmem mümkünmüdür?
  • Bu yöntemi uygulayacak kişi bir diplomaya sahipmidir?
  • Bu kişiye ihtiyacımız olduğunda nasıl ulaşılabilir?
  • Bu ek tedavi bana ne kadar bir maddi yük getirecek?

Internette Hastalığımla İlgili Bilgilere Ulaşma
Günümüzde gelişen modern teknolojinin sağladığı imkanlar tüm dünyadaki hemen hemen her konuda bilgi kaynaklarına vede kanser konusundakilere ulaşmak çok kolay hale gelmiştir. Ancak ulaşılan bilginin güvenilir ve güncel olması da ana şartlardan biri olmalıdır. İnternet üzerindeki bilgi ve öneriler herhangibir uzmanlar kurulu yada otorite tarafından incelenmediği ve denetlenmediği için özellikle sağlık alanındaki öneri ve bilgilerin güvenilirliği tam değildir. Konusunda uzman bir doktordan tıpla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir kişiye kadar herkes Web sayfası açabilir ve istediği önerileri yapabilir. Kansere yakalanmanın verdiği korku ve arayış içindeki hastalar bu tip insanların önerdiği bilimsel olmayan ve denenmemiş yöntemlerden zarar görebilirler. İnternet üzerinde hastalığınızla ilgili bilgi ve önerileri en güvenilir olarak konuyla ilgili kar amacı gütmeyen kuruluşlardan , tıp merkezlerinden, üniversite hastanelerinden, ve devlete bağlı kanser merkezlerinden elde edebilirsiniz. Bu8 bilgileri şu sorularla test edebilirsiniz:

  • Bu bilgi ve öneriler güvenilir tıp dergilerine mi dayanmaktadır?
  • Bunlara referans gösterilmiştir?
  • Bilgilerin tarihi güncel midir?
  • Bu bilgileri kim yada hangi kuruluş sağlamaktadır?
  • Bu kişi yada kuruluş yasal mıdır?
  • Bu bilgi ve önerileri internette yayınlayan kişi yada kuruluş hakkında doktorunuz ve ekibi ne düşünüyor?

Kanserle İlgili Organizasyonlara Erişim
Over kanseri ile ilgili öğreneceğiniz bir çok şey mevcuttur, bunları öğrenmek için de en iyi kaynaklar kendilerini bu işe adamış kuruluşlardır. Bu kuruluşların çoğu over kanseriyle mücadeleyikazanmış insanlar tarafından yürütülür. Bu kişiler yararlı bilgilerin yanısıra tecrübe ve desteklerini de size aktarabilirler.

AMERICAN CANCER SOCIETY
www.cancer.org
A.B.D de kansere karşı mücadeleyi ülke çapında yürüten bir gönüllü kuruluştur. Kitapçıklar, kitaplar, ve diğer basın ürünleriyle ayrıca web sayfası yoluyla da mücadelesini yürütmektedir.
CANCER CARE
www.cancercare.org
Kanserli hastalara ve yakınlarına duygusal desteğin yanısıra, bilgi ve danışmanlık veren gönüllü bir kuruluştur
JİNEKOLOJİK KANSER VAKFI
www.wcn.org
Amerikan Jinekolojik Onkologlar Cemiyeti tarafından kurulan ve kanserle mücadeleye kaynak yaratmayı amaçlayan bir kuruluştur.
JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ DERNEĞİ
www.trsgo.org
Türkiye’deki Jinekolog Onkolog’ların oluşturduğu ve kanserle mücadeleyi bilimsel temellere oturtmayı amaçlayan bir kuruluştur.
SERVİKAL PATOLOJİLER VE KOLPOSKOPİ DERNEĞİ
www.trsccp.org
Türkiye’deki Jinekolog Onkolog’ların servikal kanser alt grubu oluşturmak ve ulusal bazda arama, taramaya bilimsel destek vermeyi amaçlayan bir kuruluştur.

Yan Etkilerle Başetmek
Tedaviye hazırlanmak:
Bir tedavi planına (yaygın kullanımıyla tedavi protokoluna) karar verildiği andan itibaren bu tedaviyi günler ve saatler olarak planlamak ikinci adım olmalıdır. Bu zaman şemasının oluşturulması için sağlık ekibinizle beraber çalışın. Bu zaman şemasında çok katı olmayın, gerek hasatne şartlarından gerek sede sizden kaynaklanabilecek plan değişiklikleri için bir esneklik bırakın. Başlamadan önce şu soruları kendinize sorun:

  • Beni bekleyen şeyler neler?
  • Bu zaman dilimi içinde tedavimle çakışmasını istemediğim özel gün ve zamanlarım ( düğün, bayram, doğumgünü) varmı?
  • Hangi günler ve günün hangi zamanı benim için en uygun tedavi zamanı olur?
  • Bana bu tedaviyi hangi kişiler verecek? Tedaviyi sağlık ekibinin hangi üyelerinin verceğini ve rollerinin ne olacağını öğrenin.
  • Doktorumu her seferinde görecekmiyim? Bu her seferinde gerekli olmayabilir, böyle bir beklentiye girip hayal kırıklığı yaşamamak için bu bilgiye baştan ulaşın.
  • Tedavimin her bölümü için yanımda bir aile bireyi yada arkadaş olmalı mı? Eğer bu size destek sağlayacaksa bu isteğinizin mümkün olup olmadığını sağlık ekibinize danışın.
  • Tedavi sonrası eve gidebilmeniz için bir yardımcı yada araca ihtiyacınız olacak mı? Ulaşım sorun olabilir, bunu gözönünde bulundurun.
  • Tedavi sonrasında bir süre için hastanede yatmanız yada evde yatmanız gerekecek mi? Planlarınızı ve hazırlığınızı yapabilmeniz için bu ayrıntıyı öğrenin.
  • Tedavi şemanız esnek mi?Tedavinizi yaşadıkça ne zaman iyi hissettiğinizi, ne yaparsanız yada neyi ne zaman uygularsanız daha iyi hissettiğinizi öğreneceksiniz dolayısıyla bu tecrübelerinizi tedavi şemasına ufak değişiklikler halinde aktarmanıza fırsat tanınıp tanınmayacağını öğrenin.

Tedavi Şeması
Over kanseri tedavisi geçiren kadınların ortak tecrübesi tedavi şemasının ve yaşadıklarının bir kağıt üstünde olmasının, ne yaşadıklarının ve neler planladıklarının gözleri önünde bulunmasının çok yararlı olduğudur. Ayrıca tedavinin bitimine kalan süreyi bir geri sayma olarak değerlendirmek de sürenin kolay geçmesine yardım etmektedir. Bu tablo üstüne aldıklarınızın yanında alacağınız tedavinin tipini de yazabilirsiniz (örneğin radyoterpi, kemoterapi vs)

Yapay Menopozdan Sonra Hayat
Over kanseri tedavisi içinde cerrahi olarak yumurtalıklarınız alınacağı için henüz menopoza girmemiş kadınlar cerrahi menopoz denen olayla karşı karşıya kalacaklardır. Doğal menopoz kadından kadına değişmekle beraber genelde 45-50 yaşları arasında kadını çocuk doğurma yeteneğini kaybetmesiyle sonuçlanan bir değişimdir. Normal menopoz geniş bir zaman dilimine yayılır, ve yumurtalıkların yumurta ve kadınlık hormonu üretimini yavaş yavaş azaltmasıyla gerçekleşir, oysa cerrahi menopozda bu olay bir gün içinde olur. Belirtiler normal doğal menopoza benzese de daha şiddetli hissedilir:

  • Sıcak basmaları: ani bir sıcak hissetmedir. Bu sırada kızarma ve terleme de olabilir, bu durum 30 dakikaya kadar sürebilir.
  • Vajinal kuruluk: kadınlık hormonunun azalması sonucunda vajen duvarı incelir ve kurur, bu da seksüel ilişkinin zorluğuna ve ağrıya neden olabilir.
  • Hormon azalması nedeniyle seksüel ilişki isteği azalabilir.
  • Ruhi durmunuzda değişiklikler olabillir.

Bunların dışında estorjen azalmasına bağlı olarak kemik erimesi (osteoporoz) ve kalp hastalıklarına yatkınlık artar. Bu etkileri ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için doğal menopozda kullanılan hormon tedavisinin kanserli hastalarda da kullanımı kişiye ve duruma göre ayarlanması gereken bşir konu olduğu için bu konuyu doktorunuzla konuşmalısınız.
Menopoz belirtileriyle başedebilmek için:
Sıcak basmalarıiçin:

  • Kıyafetleriniz sıcak hissettiğinizde çıkarabileceğiniz katlar halinde giyinin.
  • Sıcak hissettiğinizde soğuk bir içecek için.
  • Yatağınızın başında bir buz torbası bulundurun.
  • Pamuklu giysiler ve çarşaflar kullanın.
  • Kafeinli içecekler, alkol, sıcak içecekler ve yiyeceklerden uzak durun.
  • Sıcak ortamlarda bulunmayın, serin duşlar yapın.

Vajen kuruluğu için:

  • Seks sırasında daha rahat olmak için kayganlaştırıcılar yada nemlendiriciler kullanın, bunları her eczanede bulabilirsiniz.

Seks isteğindeki azalma için:

  • Bu durmua yol açan hormonu ilaç şeklinde içmek için doktorunuzla konuşun.

Diğer belirtiler için:

  • Eksersiz yapın.
  • Ruhen iyi hissetmiyorsanız doktorunuzla bir ilaç alımı için görüşün.

Seksüel İlişki Aklınıza Gelen En Son Şeyse
Hastalığın getirdiği stres nedeniyle seks isteğiniz azalmış yada sıfıra inmiş olabilir. Ayrıca isteğiniz olsa bile yorgunluk, halsizlik ve diğer yan etkiler nedeniyle buna haliniz olmayabilir. Seksüel isteğinizin azaldığı bu dönemde eşinizin desteğine hiç ihtiyacınız olmadığı kadar muhtaçsınızdır. Eşinizin sizi, sizin de eşiniz anlayabilmeniz için en doğru yol sorunları ve görüşleri paylaşmaktır, eşinizle çekinmeden ve utanmaksızın konuşun. Seks dışı birliktelikler de sizi ve eşinizi mutlu edebilir (elele tutuşmak, birbiriniz öpmek gib şeyler de sevginizi gösterebilir unutmayın).
Cinsel hayatınızı tekrar başlatmak istediğinizde:

  • Eşinize ne istediğinizi ve nereye kadar istediğinizi anlatın.
  • Eşinizin de size zarar vermekten korkuyor olabileceğini unutmayın, bazı eşlerin kanser kapmaktan korktuklarını söyledikleri bile görülmüştür, bu tip yada başka kaygıları doktorunuzla yada başka bir sağlık danışmanı ile konuşabilirsiniz.
  • Seksüel ilişkinin birleşme dışında öğeleri olduğunu unutmayın, seks sadece birleşme değildir.
  • Cinsel ilişki öncesi ve sonrasında dinlenin, kendinizi en iyi hissettiğiniz zamanı sekse ayırın.
  • Cinsel ilişki öncesinde ve sırasında kendinizi yormnayacak bir pozisyon seçin.
  • Birleşme sırasında nemlendirici yada vazelin gibi kayganlaştırıcılar kullanın.
  • Hem siz hem de eşiniz seks öncesinde ve sonrasında banyo yapın, bu enfeksiyon kapma riskini azaltır.

Aileye ve Arkadaşlara Haber Vermek
Bu haberi yakınlarıza söylemek, kanser korkularınızı paylaşmak sizi rahatlatacağı gibi yakınlarınızın size destek olmak için neler yapabileceklerini ayarlamalarına da fırsat verir. Günlük aktivite ve ihtiyaçlarınıza yardım etmek, sizdeki değişiklikleri anlayabilmek, ve umudu paylaşmak açısından en doğrusu teşhisinizi yakınlarınızdan saklamamaktır.

Kimlere Söylemelisiniz?
Bu tamamıyla kişisel bir seçimdir. Bunu şu soruylada belirleyebilirsiniz; “Çevremden kim bu hastalığa yakalansaydı benim haberim olması gerektiğini düşünürdüm?”. Herkesin durumu ve şartları farklıdır, bazı hastalar sadece ailesiyle paylaşırken, bazıları tüm arkadaşlarının bunu bilmesi gerektiğine inanır.
Başkalarına söylerken size yardımcı olacak ipuçları:

  • Açık ve direk söyleyin.
  • Size insan olarak yakın hissettiklerinize yüzyüze söyleyin.
  • Diğer çevrenizdekilere mektup, telefon gibi yollarla haber verin.
  • Düşünce ve hisleriniz açıkça söyleyin yardım ve işbirliği istediğiniz konuları da belirtin.
  • Hastalığınızı söylediğinizde alacağınız tepkilere –bazıları çok şaşırtıcı olabilir- hazırlıklı olun.
  • Kanser hastası olan başka insanların bu evredeki tecrübelerini ve öğütlerini alın.
  • Kime, nerede, ne zaman, ve nasıl söyleyeceğiniz konusunda duygularınıza güvenin.

Çocuklarınızın Anlamasına Yardımcı Olun
Ailedeki herkes hastalığınıza çeşitli tepkiler verecektir ama çocukalrınız için bu daha önemlidir, bu yüzden hastalığınız ile ilgili bilgi ve gelişmeleri onlarla paylaşın. Bu onların sizdeki değişimleri anlamasına ve kabul etmesine yardım eder. Unutmayın özellikle küçük yaştaki çocuklar olayları olduğundan daha kötü ve korkutucu olarak yorumlar. Çocuklarınızla güven verici, açıklayıcı ve sevgi dolu bir iletişim kurun.

Sıkça Sorulan Sorular
Çocuklarıma ne zaman söylemeliyim? Teşhisiniz konduktan sonra mümkün olduğunca erken söyleyin.
Bu konuyu çocuklarıma kim söylemeli? En iyisi sizin söylemenizdir, ama kendinizi kötü hissediyorsanız bunu başka bir yetişkin de yapabilir (kocanız, büyükanne, büyükbaba, yakın bir aile dostu).
Gerçeğin nekadarını söylemeliyim? Ne söyleyeceğiniz, ve kullanacağınız üslup konuştuğunuz her çocuğun yaşına göre değişir, bunu siz belirlemelisiniz.
Çocuklarımın yaşı farklı olsa da hepsine ortak söylenmesi gerekenler nelerdir?
Kanserinizin türünü ve tedavi görmeniz gerektiği.
Saçlarınızın döküleceği ve bir süre yorgun hissedeceğinizi.
Kanserin kimsenin hatası olmadığını.
Size yakın olmakla yada dokunmakla kanserin bulaşmayacağını.
Evde bazı değişiklikler olabileceği, bazen hastanede yatmak zorunda kalabileceğinizi ama yinede çocukların hertürlü ihtiyacının babaları ve yakınlar tarafından karşılanacağını.
Size sormak yada söylemek istedikleri birşey olup olmadığını.
Çocuğunuz bu hastalık yüzünden sizin ölüp ölmeyeceğinizi yaşına bağlı olarak sorabilir, hem dürüst olmalı hem de onlara cesaret ve umut aşılamalısınız. Onlara kanserin bir hastalık olduğunu ve ölümle eşanlamlı olmadığını anlatın.
Çocuğunuzun öğretmeninin ve okul yöneticisinin bunu bilmesi onun mücadelesine katkıda bulunmaları açısından yararlı olabilir.
Çocukalrınıza ne söylediğiniz kadar nasıl söyleyeceğiniz de önemlidir, örneğin konuşmaya başlamanızla ağlamaya başlamanız bir oluyorsa, onlara hastalığınız yüzünden sinirlerinizin bozuk olduğunu ama bundan sonra iyi yada kötü her gelişmeyi dürüstçe onlara kataracağınızı söyleyebilirsiniz.